Artikelen:
Geniet van Istanbul met Marc Guillet

Kazımız Rodi yas tutuyor

5 aug
2008
Door: Marc Guillet
Er zijn nog geen reacties

Boğaz’ın Anadolu tarafında kalan mahallemiz Kadıköy’de pek çok renkli karakter var, ama kaz Rodi içlerinde en özel olanı. Çoğu zaman kendisini küçük bir Rum-Ortodoks kilisesi olan Ayla Elfimia civarında ya da biraz ilerisindeki balıkçının hemen yanındaki Osmanlı çeşmesinde bulabilirsiniz.

Sabahları erken saatte gazetelerimi almaya giderken Rodi çoktan teftiş turuna başlamış oluyor. Mahallede bulunan sayısız küçük restoranı, önceki geceden kalan temizliği bitirip bitirmedikleri ve yeni güne nasıl hazırlandıkları konusunda kontrol ediyor.

Rodi rengarenk ürünlerini –balık, şifalı otlar, sebze- tezgahlarında sergilemeye başlayan çarşıdaki esnafa göz kulak oluyor; hatta bazen esnafların ayakkabıları, ofis sandalyelerini ve eski eşyaları kaldırıma dizdiği diğer sokaklara bile gidiyor. Burada yaşlı bir Kürt hamal büyük ve boş sepetinin yanına oturmuş, kamyonların giremediği daracık sokakları taşınacak eşyaları bekliyor. Manav tezgahlarından birinin önünde çalışanlar bir çuval taze fındığı soymakla meşgul.

Kazımız daha sonra önünde genellikle bir adamın ayakkabı kutusu içinde küçük müstehcen resimler sattığı mahalledeki küçük camilerden birinin önüne doğru ilerliyor. Rodi paytak adımlarla Kürt pizza salonuna doğru gidiyor; burada çalışanlar çoktan işbaşı yapmış, Türk pizzası olarak da bilinen lahmacun için hamur açıyorlar. Gelip geçenler kazı selamlıyor; korkan çocuklar dikkatle yaklaşıyor, geçen bazı insanlar ise kafasını okşuyorlar. Rodi evcil hayvan dükkanındaki köpekleri, civcivleri ve kanaryaları izliyor. Çok fazla gürültü yapıyorlar, ama Rodi’nin tersine onlar günlerini kapalı kafeslerde geçiriyorlar.

Günlük turunu tamamlamak için Rodi Ermeni Kilisesi boyunca yürüyüp, Fortis Bankası’nı ve yeni modern bir süpermarketi geçiyor. Kazımızın ihtiyacı olan herşey bu çarşıda var; sebze yemek isterse tezgahlardan birine gidip tırtıklıyor; canı balık çekerse patronları Recep (27) ve Ümit (31) kardeşlerin balık tezgahına yürüyor. “her gün duş alıyor ve tüylerini Johnson’s baby şampuanıyla yıkıyoruz” diyor Recep. “Ayaklarına nemlendirici cilt kremi sürüyoruz, her ay veterinere kontrole götürüyoruz” diyor ve gülüyor “Rodi ailemizin bir parçası.”

Babaları Nimet Bey kazı sekiz yıl once Aydın’da pazardan almış. Satıcı kazın kafasını kesilmiş olarak mı istediğini sormuş. “Hayır” demiş Nimet Bey, “onu eve canlı götüreceğim.” Eve gelince kazı daha önceden aldığı diğer yedi kazla aynı kafese koymuş. Gece kafese saldıran tilki diğer yedi kazı öldürmüş, sadece Rodi katliamdan sağ çıkabilmiş. Nimet Bey’in Rodi’ye olan bağlılığı daha da artmış ve onu Istanbul’a, balık dükkanının olduğu Kadıköy’e getirmeye karar vermiş.

O günden bu yana Rodi çarşımızdaki ayırt edici özelliklerden biri haline geldi. “Çok zeki, bu yüzden de ölümle olan ikinci karşılaşmasında da kendini kurtarabildi” diyor Recep. “Kuş gribi paniği sırasında belediyeden beyaz tulum giyinmiş üç adam çarşıya Rodi’yi aramaya geldi. Rodi’yi öldürmek istediler ancak hiçbir yerde bulamadılar. İsmini çağırdılar, ama hiç ses vermedi. Adamlar gittiğinde saklandığı yerden çıktı. Bu olaydan sonra bir süre onu sakladık.”

Rodi ünlü olmaya da başladı. Avrupalı turistler fotoğraflarını çekip daha sonra kendi ülkelerindeki aile ve arkadaşlarına gösteriyorlar. Osmanlı çeşmesinin karşısında bulunan dükkanda üzerinde Rodi’nin resmi işlenmiş küçük havlular satılıyor. Ayrıca geçen sene gerçek büyüklükteki bir bronz Rodi heykeli Rum-Ortodoks kilisesinin önünde belirdi. Ancak heykel çok geçmeden çalındı.

Son zamanlarda Rodi farklı davranmaya başladı. Patronu Nimet Bey’in (60) iki ay once kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmesinden sonra Rodi sürekli sokaklarda onu arıyor. “veterinere gore şu anda yas tutuyor” diyor küçük oğul Recep. Kazın depresyonda olduğu her halinden belli: daha az yiyor ve insanlarla iletişim kurmayı artık sevmiyor. Onu rahatlatmak için iki kardeş daha da şımartmaya başlamış. “kendi kardeşimiz gibi bakıyoruz ona. Babamız da böyle olmasını isterdi.”

 

Reageren




*

Dordtse Deniz mag al een jaar Turkije niet uit: ‘Ik hoop op vrijspraak’

Duizenden Turken beboet voor roken in auto, maar aantal rokers neemt nauwelijks af

Horendol van ongevraagde verkooptelefoontjes

Animo mkb-ondernemers voor Turkije daalt dramatisch