Artikelen:
Geniet van Istanbul met Marc Guillet

Tabular Cenneti Türkiye

10 feb
2008
Door: Marc Guillet
Er zijn nog geen reacties

Birgün Gazetesi – 09/02/2008

Hollanda Algemeen Dagblad gazetesi, “Türkiye”nin bir tabular cumhuriyeti” olduğunu ve Avrupa Birliği”ne hazır olmadığını yazdı. Hollanda Algemeen Dagblad gazetesi İstanbul muhabiri Marc Guillet”in kaleme aldığı “Türkiye AB”ye hiç de hazır değil” başlıklı makalesinde, düşünce ifade özgürlüğü üzerindeki kısıtlama ve tabulara dikkat çekerek, AKP hükümetinin özgürlükler üzerindeki engelleyici yasaları ortadan kaldırmak istemediğini belirtti.

Siyaset bilimi profesörü Atilla Yayla, Atatürk”e hakaret ettiği iddiasıyla 15 ay hapis cezasına çarptırıldığını hatırlatan Guillet makalesinde, Yayla”nın bazı gazeteler tarafından “vatan haini” olarak damgalandığını belirtti. “Bu cesur liberale karşı açık linçe yargı da 1951 yılına ait Atatürk ve Kemalizm”e hakareti yasaklayan bir maddeye dayalı olarak yargılamakla katıldı” diyen Guillet, “Yayla, vatanın babasına karşı bir daha eleştiride bulunması durumunda cezaevine atılma riskini taşıyor” dedi.

KİM ATATÜRK”Ü ELEŞTİREBİLİR?
Bu tür cezalarla Türkiye”nin yakın geçmişine yönelik eleştiri yapmanın imkansız hale getirildiğini söyleyen Guillet “şimdi hangi entelektüel Atatürk düşünce tarzını eleştirme cesaretini gösterebilir?” diye sordu. “Türkiye, Kemalistlerin iştahla sundukları gibi aydınlığın cumhuriyeti değil, tabular cumhuriyetidir” diyen Guillet, “geçtiğimiz yıl yüzlerce gazeteci, yayıncı, yazar, akademisyen, Kürt politikacı ve aktivistlrt, totaliter devlet ideolojisi tabularını hiçe saydıkları için davalık oldular. Gazeteci Hrant Dink, Büyük Tabu Ermeni soykırımını ismen ifade etme cesaretini gösterdiği için öldürüldü” dedi. Hukukçu Orhan Kemal Cengiz”in Türkiye”deki düşünce ifade özgürlüğü yetersizliğini “Türkiye özgür ruhlar için cehenneme dönüşmüştür” sözleri ile değerlendirdiğini belirten Guillet, 12 yaşındaki Uğur Kaymaz ile babasının öldürülmesi davasına bakan mahkeme yargıçlarından birini tarafsız olmamakla eleştiren avukat Tahir Elçi”nin yargılanmasını örnek olarak gösterdi. Makalesinde Guillet şöyle dedi: “Yüksek mahkeme 12 yaşındaki bir Kürt çocuğu ile babasını evlerinin önünde öldüren komandoları serbest bırakma kararı verdi. Polise göre “teröristler” bir çatışmada yaşamlarını yitirmişti. Adli tıp raporu ikisinin arkadan vurulduğunu belirtiyordu. Avukat Elçi şimdi “yüce yargıyı!” eleştirmekten cezaevine girme riskini yaşıyor.”

Türkiye parlamentosunun geçtiğimiz yıllarda Avrupa Birliği kriterleri çerçevesinde çok sayıda kanunda değişiklik yaptığını hatırlatan yazar, ancak bu kanunların uygulamasında sorun olduğunu belirtti. Yargıçların halen devlet kurumlarında çalışanları korumayı, devlet mağduru olan vatandaşların haklarını savunmaktan daha önemli bulduklarını belirten Guillet “Bu derine işlenmiş bir zihniyettir. Ve korkarım bu zihniyette gerçek anlamda bir değişimi bir nesil daha alacaktır” dedi. Türkiye”nin dostları için hayal kırıklığının önümüzdeki süreçte daha da artacağını, AKP hükümetinin düşünce ifade özgürlüğü karşıtı yasaları ortadan kaldırma niyetinde olmadığını aktaran Guillet, “Benim gibi değişmez iyimserler bile Türkiye”nin Avrupa Birliği”ne henüz hiç de hazır olmadığını kabul etmek durumundadır” diye yazdı.

HER ŞEY AVRUPA BİRLİĞİ İÇİN Mİ?Pek çok Avrupalı gazete gibi Hollandalı gazete de Türkiye”deki politik tabuları AB yolunda bir engebe olarak değerlendirmiş. Halbuki Türkiye halkının ihtiyacı olan demokrasi, yurttaşların kendi öz ihtiyaçları için gerekli değil mi? Konuyla ilgili tartışmalar özellikle Türkiye solunda benzer şekilde tartışılıyor. Küreselleşme ve AB sürecinin Türkiye”deki “tabuların” yıkımı için önemli olduğunu savunan görüş ön plana çıkıyor. Oğuzhan Müftüoğlu konuyla ilgili verdiği bir mülakatta “Bu yaklaşım, globalleşme sürecinin yalnızca bir yüzünü görüyor, onun Türkiye gibi dünyanın geri kalmış ülkelerinde yol açtığı krizleri, savaşları, yoksullaşmayı, bölgesel dengesizlikleri, eşitsizlikleri vs. ihmal ediyor. Bugün kendi yolunu bütün bunları dikkate alarak çizen bir solun zamanıdır. Körü körüne bir Avrupa karşıtlığı kadar, Batı”nın demokrasi standartlarına indirgenmiş, kendi iddia ve ideallerinden vazgeçmiş bir sol da doğru değildir” diyordu. Görünen o ki temel özgürlükler bir süre daha tabandan değil dışarıdan baskılarla tartışılacak. Anf News Agency, Dış Haberler

 

Reageren




*

Dordtse Deniz mag al een jaar Turkije niet uit: ‘Ik hoop op vrijspraak’

Duizenden Turken beboet voor roken in auto, maar aantal rokers neemt nauwelijks af

Horendol van ongevraagde verkooptelefoontjes

Animo mkb-ondernemers voor Turkije daalt dramatisch